Raymond Queneau'nun sıradan bir hikayeyi şekilden şekle sokarak 99 değişik biçimde anlattığı Biçem Alıştırmaları'nı illaki duymuşsunuzdur. Tıklım tıklım bir otobüste seyahat eden boynu çekiştirilmiş gibi uzun, şapkasına kurdele yerine sicim bağlamış ilginç bir tip, bir adama kendisini ittiği gerekçesiyle bağırır, feveran etmesiyle boşalan bir koltuğa oturması bir anda olur. İki saat sonra Saint-Lazarre garında rastlarız bu tipe, arkadaşı paltosuna bir düğme diktirmesini söyleyerek yerini göstermektedir. Queneau, bu hikayeyi birtakım noktalara (Yazarı ikna etmek pek de zor görünmüyor: Contrescarpe-Champerret otobüsünde geçen her itiş kakış hikayesini kitaba dahil etmeye hazır. Yeter ki bir şapka olsun, bir de şu düğme numarası.*) bağlı kalarak pek güzel biçem alıştırmaları yapar:
Tanka
Otobüs gelir
Şapkalı yolcu var ya:
Kavga çıkartır.
Sonra Saint-Lazarre önü:
Bir düğme meselesi.
Kitap arkası yazısı
Kendisine şimdiden birkaç başyapıt borçlu olduğumuz meşhur romancı X, ününe yakışan bir ustalıkla kotarılmış bu yeni romanında, karakterlerini yediden yetmişe herkesin anlayabileceği bir atmosferde soluk alan, hatları açıkça çizilmiş kişilerden seçmeye özen göstermiş:kitabın entrikası, romanın kahramanının, ilk gördüğü insanla kavgaya tutuşan esrarengiz bir karakterle bir otobüste karşılaşmasının etrafında dönüyor. Son bölümde, bu gizemli karakteri, Dandy'liğin öncülerinden biri olan bir arkadaşının tavsiyelerini can kulağıyla dinlerken görüyoruz... Bütün bunlar, Romancı X'in ender rastlanan bir şenliklik duygusu ile ince işlediği başdöndürücü bir izlenim bırakıyor okurda.
Gökdemir İhsan'ın Kurmaca Alıştırmaları'nda yaptığıysa, adı üstünde, Queneau'nun biçemleriyle uğraşmaktan ziyade, o sıradan hikayedeki belli noktaları kullanarak 33 farklı kurgu yaratmak (aslında son bölümdeki olası kurguları hesaba katarsak çok çok daha fazla). Kurgularda kimler/neler yok ki? Kitaplarla haşır neşir iyi bir okur iseniz birbiri ardına karşınıza çıkan tanıdık simaları gördükçe çocuklar gibi şenlenmemeniz olanaksız. Göndermeler/tanıdıkların haricinde kurgular da oldukça iyi. Bazı göndermeleri çözemesem de (yazar benim gibiler için koskoca dizin koymuş en sona) okurken oldukça eğlendim. Tabii "evreka" olayının apayrı bir keyif olduğunu, bulduğum her ipucunun beni cheshire kedisi gibi gülümsettiğini inkar edecek değilim. Kitabın kreması ise 33. ve son bölüm olan Yazarın Ölümü. Kimi numaraların açık edilip, birbiri ardına olası kurguların sıralandığı bu bölümün sonunda yazara hayran oldum, Katakofti'yi sepete koydum. Zihin açıcı, eğlendirici, heveslendiren bir okuma vadeden Kurmaca Alıştırmaları'nın sonunda şunu diyeceğinize eminim: Evet, iyi ki hikaye, sadece bu değil.** Kitapçokseverler'e şiddetle tavsiye.
* Gökdemir İhsan - Kurmaca Alıştırmaları
** Gökdemir İhsan
Ek okumalar:
*Biçem Alıştırmaları'nın 2. baskısını ivedilikle ulaştıran Çağın'a ve Kurmaca Alıştırmaları'nı tavsiye eden Şoreş'e teşekkür ederim.


8 yorum:
Kitaplar çok güzel. Ama yazın daha da bir güzel. Alice Harikalar Diyarı'nın sırıtkan kedisi ise gece gece gülümsetti beni de. Bu kitapları alıp, her gece aynı hikayenin bir başka versiyonunu kızıma "iyi uykular" hikayesi olarak anlatmak eğlenceli olacak :)
sonunda yazdın. blogu kapattın sanıyordum ama blogumdaki linki kaldırmadım,insanlar eskilerini okusun bari diye.sevindim.
Bilgiler için teşekkürler..
Nihayet yazdınız:)
@kronik: Eğlenceli olacağına eminim :) Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. :)
@milena jesenska: Blogu kapatma fikri yoktu aklımda bu süre içinde (yaklaşık 5 ay) daha çok işler ve tembellik vardı. :)
@Müge: İkisi de hakkında bahsetmek istediğim kitaplardı, daha çok insan okusun isterim.
@N. Narda: Tamamen döndüm.:)
Ne demek efendim, her zaman:)
Bu arada, cok guzel bi yazi olmus, en azindan aylar sonra geri donusun sanina yakisir olmus.. Tabi gonul isterdi Ferit Edgu'nun de adi gecsin, kapsamli olmasin ama en azindan bu fikrin Turkce'ye ilk onun uyarladigindan bahsedilsin, vs sv..
ilk baskıda kitabın sırtında "biçem araştırmaları" yazıyor, elde tutuyorum, belki ileride iyi paraya satarım : )
@Cagin: Artık daha ekonomik ve doğrudan yazmaya karar verdim. Bu da uzun olmayan girişler demek. Ferit de ilk kurban oldu.:))
@Evren: Benim de öyle bi Pavese'm var. Para ettiği gün beraber okutalım. :))
Yorum Gönder