vs.

Bir önceki yazıya kaynak olan cümle Nick Hornby'nin kitaplar ve yazarlar hakkındaki yazılarından oluşan derlemesi Hece Cümbüşü'nden alınmaydı. Hiçbir kitabını okumadığım bir yazarın yazarlar ve kitaplar hakkındaki görüşlerini neden merak ediyorum ve onca kitap arasından satın almak için seçiyorum, bunu yazarlar hakkında görüş bildiren yazarlara (biyografiler değil -elbette Zweig üçlemeleri hariç-) ve yazdıklarına duyduğum zaafa bağlıyorum. Nitekim Hornby'nin kitabını Büyülü Dağ'ın sıkıcılaşan 2. cildine zemin oluşturan Naphta-Settembrini tartışmalarının ortasında okuyuverdim. ( Yalan, aslında 2 gündür okuyorum ve N-S tartışması bitti bu arada ama kitaba dönemiyorum.)
Hece Cümbüşü, çook eğlenceli bir kitap. Konu olan yazarların çoğunu tanımasam da ki zaten o çoğunluk dilimize çevrilmeye değer bulunmamış, Hornby'nin okuduğu kitaba giriş cümlesi çoğunlukla yarıcı bir özelliğe sahip, birkaç kitaptan ki sonda Çehov var kısımlar içeriyor, Dickens okumaya karar verdiğim şu günlerde beni yüreklendiriyor falan filan. Aslında Hece Cümbüşü'nden bir bölüm şablonuna uydurup bir yazı yazacaktım ama aldıklarımı kıssam bile okuduklarımı kısamayacağımdan ve bu bloga yazmadığım kitapların sayısı 20'yi aştığından ve o kadar kitap hakkında yazmayı düşünmenin bile yorucu olmasından mütevellit (evet, bu kelimeyi kullanmayı çok istemiştim) vazgeçtim. Yine de Chabon ve Foer'in dilimize çevrilen biricik kitapları hakkında yazacağım bu ayın sonunda, en azından planlıyorum.
Son olarak istekler:
1) Patrick Hamilton kitaplarını çevirtmeyi düşünen var mı? Metis bu konuda umudumuzsun.
2) Julie Orringer'ın How to Breathe Underwater'ını da çevirin eliniz değmişken. Kendisi en iyi kısa öykü kitaplarından biri olarak adlandırılmış, zaten Hornby'nin hakkında yazdıklarını okuyunca merak etmemek elde değil.
3) (Bu kısım kitapla alakasız) Siz online kitap satışı yapan siteler, stoklarınızı kontrol edin, insanları umutlandırıp sonra 20 kitabı birden bulamamazlık etmeyin! (Sözüm sana Kabalcı)
Hece Cümbüşü, çook eğlenceli bir kitap. Konu olan yazarların çoğunu tanımasam da ki zaten o çoğunluk dilimize çevrilmeye değer bulunmamış, Hornby'nin okuduğu kitaba giriş cümlesi çoğunlukla yarıcı bir özelliğe sahip, birkaç kitaptan ki sonda Çehov var kısımlar içeriyor, Dickens okumaya karar verdiğim şu günlerde beni yüreklendiriyor falan filan. Aslında Hece Cümbüşü'nden bir bölüm şablonuna uydurup bir yazı yazacaktım ama aldıklarımı kıssam bile okuduklarımı kısamayacağımdan ve bu bloga yazmadığım kitapların sayısı 20'yi aştığından ve o kadar kitap hakkında yazmayı düşünmenin bile yorucu olmasından mütevellit (evet, bu kelimeyi kullanmayı çok istemiştim) vazgeçtim. Yine de Chabon ve Foer'in dilimize çevrilen biricik kitapları hakkında yazacağım bu ayın sonunda, en azından planlıyorum.
Son olarak istekler:
1) Patrick Hamilton kitaplarını çevirtmeyi düşünen var mı? Metis bu konuda umudumuzsun.
2) Julie Orringer'ın How to Breathe Underwater'ını da çevirin eliniz değmişken. Kendisi en iyi kısa öykü kitaplarından biri olarak adlandırılmış, zaten Hornby'nin hakkında yazdıklarını okuyunca merak etmemek elde değil.
3) (Bu kısım kitapla alakasız) Siz online kitap satışı yapan siteler, stoklarınızı kontrol edin, insanları umutlandırıp sonra 20 kitabı birden bulamamazlık etmeyin! (Sözüm sana Kabalcı)
