What I Talk About When I Talk About Books*


Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın

Yazmasam sahiden ayıp ederdim bu kitaba. Böyle ilginç bir ad ve dikkat çekici bir kapak nerede görülmüş? Can'ın inanılmaz kötü kapaklarından sonra Siren'in iyi sayılabilecek kapakları - en azından dikkat çekici- (bkz: Ve İşimiz Bitti) ve kitabı pek hoş tasarımı (renkli sayfalar, tashihler, resimler vs vs. yüzünden aldım demek isterdim ki kitaba şehrimdeki kitapçılardan birinde rastlasaydım büyük ihtimalle içini karıştırıp son sayfaları gördükten sonra mutlaka alırdım, amma velakin devir internet devri, şekil yerine tanıtım yazısı:



Şimdi Teneke Trampet'i taze okumuş (taze dediysem birkaç ay oldu tabii) ve Kehanet Gecesi ile beraber en favori Paul Auster romanı Ay Sarayı olan ben ki adımdan da bir Calvino sever olduğum belli bu satırlardan sonra sepete ekle butonuna basmaz mıyım? Basarım. Kitaba bayılmaz mıyım? Bayılmak ne kelime, taparım. Hemen sevecek arkadaşlara reklamını yapar, ablamın başının etini yerim, evet ben böyleyim.

Şimdi bu kitap neden sevilir?

1. Akıcı, dinamik, ilginç tarz vs vs (bkz: alıntıladığım yer)

2. Babasını kaybeden bir çocuk riskli karakter olmasına rağmen duygu sömürüsü yok

3. Şimdi Teneke Trampet'i kaç kişi okumuştur bilemem. Zira kendisi okuması zor olan kitaplardandır. Kalınlığı tuğla kitaplara çokça sempati besleyen benim için sorun olmasa da çoğu insanın gözünü korkutur, detaylıdır, kasvetlidir ve yer yer sinir bozucu başkaraktere (Oscar) sahiptir ki diğer karakterler de pek sevilesi değildir. Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın'da da başrol Oscar'ın, tabii buradaki Teneke Trampet'teki versiyona göre bir hayli insancıl, sevimli, sempatik. İki kitabı da tavsiyem üzerine okuyan bir arkadaşım ikinci Oscar'ın birincisine benzerliğinin azca hata ve bir şeyler çalmasıyla sınırlı kaldığını görünce sevindiğini söyledi bana: "ikinci bir psikopat velet daha çekemezdim" Her ne kadar bu konuda hemfikir olmasak da
(ben küçük Oscar'ı ziyadesiyle severim) ana fikir şu: Günter Grass adını görünce kaçmayın.

Geçen yılı Stefan Zweig'ın muhteşem uzun öyküsü Satranç'la kapamış ben, yeni yılı bu kitapla açtığıma inanılmaz memnunum. Üzerinden bayağı zaman geçmesine rağmen yazma sebebim de bu. Ayrıca inanıyorum ki bu kitap, bu sene okuduğunu bloglarında beyan eden bloggerların favorisi olacak. Yani, bombardımana hazır olun! Ve bir kitabı almak için tüm özetini okumanız gerektiğini düşünüyorsanız, müjde en fazla bir yıl bekleyeceksiniz hatta 10 küsur ay, belki o kadar bile değil!


* Bir Haruki Murakami kitabı olan What I Talk About When I Talk About Running 'den apartmadır.


Copyright © 2009 AS I LAY DYING All rights reserved. Theme by Laptop Geek. | Bloggerized by FalconHive.